SasClanTR Forum Sunucular Haberler Makaleler Rehberler Galeri Hakkımızda İletişim
Legendary inceleme (PC Game)

 

Oyunu oynamadan önce hakkında söylenen bir sürü doğru/yanlış eleştiriyi herkes gibi ben de okudum. Ama geçmişten bir cok kez tecrübe edip ogrendiğim bir şey vardı;

Bazı durumlarda eleştirileri göz ardı edip oyunu kendiniz oynayınız.

Oyunu kurduktan sonra çalıstırdığımda ilk iş 6 tane oyuna emeği gecen firma videosunu izlemek oldu. Daha önce girişinde bu kadar çok firma videosu bulunan bir oyun oynadığımı hatırlamıyorum. Videoarın içinde en çok dikkat çeken "Unreal Teknology" logosuydu süphesiz. Bu logo nedeniyle artık biliyordum ki Legendary`i hatırı sayılır bir kalitede ve çok iyi performansla oynayabilecektim. Unreal grafik motorunun en önemli getirisidir optimizasyon.

Oyunun hikayesini kısaca anlatacak olursak, çok eskilerden, çokca tanrının bulunduğu zamanlarda olan, batı kültüründe belki de gereksiz yere(bir çok şeyde olduğu gibi) abartılan "Pandora`nın Kutusu" da denilen sihirli mi sihirli, tehlikeli mi tehlikeli bir kutu/sandık hırsızların hırsızı, nam-ı diger "Charles Deckard", yani biz tarafından oyun bu ya kazara aktif hale getirilir. Tek amacı bu guzel işlemeli kutuyu müzeden çalmak olan Biz, farkında olmadan o herkesin bildiği "pandora`nın kutusu`nu acmak" durumunu gerçekleştirmişizdir artık. Haydi kutuyu açtın, bir de mimlenip elimize damgayı yemeyelim mi? Sonuçta mistik mitolojik bir hikayede büyü gibi bir ozellik mutlaka olmalı diyip kabulleniyoruz elimiz mahkum.

"Demodan sonra oyuna başlanılan ilk yer. Oyunun genel kalitesine erişememiş bir başlangıç odası. İyi tasarlanamamış bir mekan olduğu için oyunun ilk izlenimi kötü olabiliyor.
Bazı insanlar oyunun tutorial sayılabilecek bu kısmını sevmeyip oyunu oynadıkları gibi silebiliyorlar"

     

Oyuna girdiğimde başarılı, oyun içinden alınma gibi duran ama ışıgında ve biraz modellemede oynanmış lakin çok da oyundışı gibi gözükmeyen bir videodan sonra kontrolü devraldim. Önümde Pandora`nın kutusu, bir müzedeyim ve birazdan oluşacak kargaşayı yavaştan sezer durumdayım. Derken  kücük bir tutorial, bir ışık, ve koşuşturmaca. İnsanlar kan revan içinde, çığlık çığlığa oradan oraya koşuşturuyor, yerde can çekişiyor, ölüyorlar. Müze içinde bir yandan oyunun ortamına kendimi kaptırmaya çalışırken bir yandan da aklıma oyun için yapılmış eleştiriler geliyor. Oyunda bir gölgelendirme problemlerini düşünüyorken bir hareketlendirmenin kalitesine bakıyorum. Grafikleri hakkında hala tam kesin bir hükme varmadan evvel müzenin kapısından dışarıya çıkmıs bulunuyorum;

Mükemmel bir atmosfer, sağlam bir aksiyon, çok iyi hareketlendirilmis canlı varlıklar.

Ve işin en güzel yanı tüm bu curcuna olurken benim emektar bilgisayar hiç teklemiyor. Aksine diş ortama çıktığından kelli mi bilinmez daha da fazla fps döküluyor ekranıma. İnsan ister istemez içinden "Spark Unlimited`e bu elestiriler haksız, yersız, belki de kötü amaçlı" diyor. Bazı oyunlar kendilerinden çok şey beklenildiklerinde  aynı etkiyi yapamadıkları zaman gereksiz eleştirilirler. Bu durum muhtemelen böyle bir olaydan ibaret. Evet, Legendary yılın FPS oyunu değil belki ama asla bir kenara atılacak bir oyun da değil. Hatta zevkle oynanacak bir oyun.

"Oyundaki demolar oyuniçi modellemelerin geliştirilmiş hallerini ve ek ışıklandırmaları barındırdığı için oyundan çok da bağımsız sayılamıyorlar. Ama çoğu zaman bu karedeki gibi muazzam enstantaneler oluşabiliyor. İşte Manhattan caddeleri ve kaos. Sanki bir resimden alınmış, tek kare üzerinde çalışılmış bir yapıt gibi duruyor. Ama aslında Müzeden dışarı cıkarken giren bir video sadece"

 

Oyun hakkında fazla spoiler verip heyecanını kaçırmadan oyun içindeki olayları anlatmayı kesiyoruz ve oyunun nesnel yönlerini anlatmaya başlıyoruz. Öncelikle oyunun ana menüsünde normalden farklı bir şeyler yok.Sira ile Singleplayer, Multiplayer, Controls, Options, Credits ve Exit secenekleri var. Singleplayer`da yeni oyuna başlayabileceginiz gibi eski oyunununuza kaldığınız yerden devam edebilme(continue) seçeneği var. Ayrıca oyunun bölümlerini tek tek oynamak için "Load Episode" seçeneği de mevcut. Options`ta ise oyunun zorluğu, muzik/ses ayarı ve grafik ayarları var. Oyunun easy, normal ve hard olmak uzere 3 zorluk seviyesi bulunuyor ama easy bile adrenalin için yeterli oluyor. Grafik ayarları bölümünde ne yazık ki ayrıntılı ayarlar mevcut değil. Ekran çözünürlügü, aydınlık ayarlanabiliyor. Onun dışında genelde oyunlardan alıştığımız "advance video options"  bölümü yok. Sadece very low, low, normal, high ve very high şeklinde 5 basamakta oyunun grafiklerinin kalitesini belirleyebiliyoruz. Very high`da dahi oyunda AA açılmıyor. Sanırım bir Unreal engine oyunu olmasından ve port olmasından dolayı böyle. Yükleme ekranında cok guzel insan ve griffin animasyonları çıkıyor. Oyunun bir de multiplayer bölümü var. Gamespy desteğiyle multiplayer olarak oynamanız mümkün.

"Oyunda Pandora`nın Kutusu açılınca ister istemez insanlar da ölmek durumuna düşüyorlar. Bu karede griffinin peşinde olduğu şey araba mı yoksa dikkatli bakıldığında arabanın içinde duran polis mi pek bilinmiyor. Taa ki griffin arabanın ön camına kafasını daldırıp polisi dişarı çıkartıp bir güzel mideye indirene kadar"

 

 Oyunda kontroller genel olarak başarılı. Oyunu inceleyen bazı ciddi sitelerin dediklerinin aksine (herhalde oyunun ilk bölümünü oynayıp bırakmıslardır zira önceleri zıplamaya izin vermiyor) zıplama mevcut. ilk Başta kosarken zıplanıldığında çok ileri gidiyormuş gibi gelse de oyunu oynadıkca aslında ayrı bir hava kattığı kabul edilebilir. Oyunda shift tuşuyla koşarken Spacebar tuşuyla zıplayabiliyoruz. "E" tuşu use, yani kullanma tuşumuz. Ctrl tuşu ile de diğer yazılı belgelere ulaşabiliyoruz. Bu belgeler karşılaşılmıs yaratıkların özellikleri, sağda solda bulunmuş notlar ya da görev gibi okunabilen şeyler. "G" tuşu ile molotof kokteyli ya da elbombası atabiliyoruz. Oyunda "mouse1" tuşu silahın ateşi etmesini/vurmasını sağlarken "mouse2" tuşu da eger varsa yakinlastirma/durbunden bakma ozelligini aciyor. Oyunun default gelen mouse hassasiyet ayari kosarken, yururken yavas kaliyor. mouse sensivity`den ayari arttirinca da bu sefer "mouse2" ile nişan alındığında çok hareketli oluyor. Bu denge bizce iyi olmamiş. Oyunun eksilerinden birisi de bu. Boylelikle çok gerekmedikçe dürbünle düşmanlara ateş etmek yerine normal ateş etmeyi tercih edebiliyoruz ki bu da mermi problemi demek olabiliyor yer yer. Ayrica "F" tuşu ile öldürdüğümüz Pandora`nın kutusu`ndan çıkmış her canlının enerjisini(ya da her ne ise) kendimize alabiliyoruz. Acil durumlarda ve bazı özel düşmanlarda "F" tuşuna 2 kere üstüste basmak suretiyle etrafı Dağalın Bre!!" dercesine dağıtan bir büyü(animus pulse) atabiliyorsunuz.

         -"Evet genç, birine mi bakmıştın?"                                 -"Hişşt kanatlı.. Buradan metal bir dev geçti mi bakayim?"

 

 Gelelim oyunun o çok eleştirilen grafiklerine. Legendary`nin grafikleri çok başarılı demek doğru olmaz. Muhtemelen optimizasyon için yer yer texture`lar düsük tutulmuş. Bazen görmezden gelinemeyecek kadar büyük modelleme/render hataları görülüyor. Ama bu kötü şeylerin yaninda çok da iyi artılar mevcut. örneğin çakıl ya da moloz taşlarının arasından sızan, akan sular muhteşem görünüyor. Özellikle aksiyonun olduğu yönde texture`lar, modellemeler ince elenip sık dokunmuş. Oyunda iç mekanlarda nasıl hatalar, kötü grafikler varsa dış mekanlarda da bir o kadar iyi grafikler mevcut. Bir oyunda grafiğin kalitesinden önce o grafiğin başarılı şekilde kullanılıp kullanılmadığına bakılmalı. Poligon sayıları, texture boyutları zamanının çok üzerinde olan bir çok oyun çıktı piyasaya. Piyasadaki en iyi sistemleri zorlayan oyunlar. Ama nedense objeler tek tek cok başarılılarken bir arada olduklarında, oyun esnasında bir o kadar sırıtıyorlardı genel olarak. Legendary iyi bir grafik motorunu kullanarak, en kaliteli grafiklerle sunmak yerine o grafik motorunu görsel bir şölene çevirmeye çalişmiş. Böyle olması daha tercih sebebi olmalıdır. Bu yazıyı yazarken "acaba oyunun başındaki kaçışmaca sahnesini bir daha ne zaman oynayabiliriz?" diye düsünüyoruz. Oyunda bazı sahnelerde, özellikle ilk kez karşılaşılan yeni düşmanlarda kendimizi oyunun bir parçası olarak hissettik. Bu çok büyük bir artı Legendary için.


"İşte o yerden yere vurulan Legendary`den bir an. Görüntüdeki giriffin üzerime pike yapmak için son hazırlıklarını da bitiriyor. Ben ise sandığınızın aksine elimdeki baltayı ona vurmaya çalışmıyorum. Tek amacım arkadaki bir an için koşturmak suretiyle geçilip gidilecek binaların, gökyüzünün ne kadar güzel bir atmosfer oluşturduğunu sizlere göstermek"

 

Sonuç olarak Legendary oyunu hakkında yapılmıs eleştirilerin çoğunu haksız buluyoruz. Sadece oyun dergilerinden ya da sitelerden okudukları yorumlara dayanarak oyun alan insanların sayısını göz önünde bulundurduğumuzda legendary`e büyük haksızlık yapılıyor olduğunu düşünüyoruz. Legendary`nin kötü, oyunu sekteye uğratan yanları var elbette. Ama bir o kadar başarılı iyi yanları da var. Oyunu incelediğimiz sistem(aşağıda) günümüzde ortalama bir sistem olmasına rağmen oyunu tüm video özellikleri açık 1440*900 çözünürlüğünde ortalama 40 FPS`de başarılı şekilde oynatmaya yetti. Bu olaylar bize bir kez daha genel yorumlara aldanmamak gerektiğini, ön yargının nasıl da haksız bir kitlesel aforoza neden olabileceğini gösteriyor. Siz siz olun, herhangi bir eseri, onu oynamadan, izlemeden, dinlemeden peşin hükmüne varmayın.

"Pandorra`nın Kutusu`nun tek mahareti binbir türlü ecinni summonlamak değil sadece. Muhteva ettiği enerjiyle taşı toprağı metal bir araya getirip devler oluşturabiliyor. Bu karede bu devlerden birini oluşum aşamasında görüyoruz. O çok büyük, bizse küçüğüz. Ama heyhat! Bilindiği üzere biz hepsini dövüp dünyayı kurtaracağız. Bunun vermiş olduğu rahatlıktan dolayı durup izliyoruz oluşumunu aşama aşama"

 

 

Neler Hoşumuza Gitti?

  • Harika optimizasyonu
  • Sesler
  • Hareketlendirmeler
  • Özellikle ender bulunan yaratıklarla dövüşler
  • Şehir New York gibi klişe bir şehir de olsa mitolojide geçen yaratıkları Manhattan caddelerinde görmek çok hoş
  • Yaratılan kargaşa ortamı
  • Su efektleri
  • Dış mekanlar

 

Neleri Sevmedik?

  • Bazı modellemelerde grafiksel hatalar göze çarpıyor
  • Oyunda neredeyse her ateşi söndürmek için bir su vanası olması, kapıların sadece kontak yaptırılarak açılabilmesi oyunun iyice düz ve yaratıcı olmayan bir doğrultuda gittiği hissini veriyor
  • Karşımıza çıkan ve bize yardım eden hemen hemen her dostun ölmesi bir sonraki yardım için kapıyı açan adamın da öleceğini neredeyse kesinleştiriyor ve bu oyunun gerçekciliğini çok kötü etkiliyor
  • İç mekanlarda texture ve modelleme kaliteleri çok düşebiliyor

 

 

*İncelemede Kullandığımız Sistem;


CoolerMaster RP 600W PSU
2.56Gz CPU (c2d)
2* 1024 corsair xms2 ram
MSI 8600gts 256mb. @2100/700
Windows XP (sp2)

 

 

Ludwig

Ludwig - 27.12.2009 03:29
Bu makale 1119 kez okundu
Toplam 5 oy ile Ortalama: 0,00
02.01.2009 19:37 - verti
oyunun adı himym çağrıştırıyor benim için. LEGEN... wait for it... DARY
28.12.2008 04:18 - Ludwig
Eksik olmayın, aslında eksikler çok. Bu seferlik böyle oldu, maksat önyargılarımızdan kurtulalım, objektif olalım :)
27.12.2008 19:05 - TH3_ALPOSKİ
VALLA SUPER OLMUŞ
27.12.2008 10:21 - partagas
bu güzel inceleme için teşekkürler. Eline sağlık ludwig. :)
İsminiz
Eposta
Yorumunuz
(Max 990 karakter)